Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB) Yönetim Kurulu, televizyon kanalları, gazeteler ve internet sitelerinde yaptıkları yorumlarla halkın sağlığıyla oynadıkları iddiasıyla Prof. Dr. Ahmet Maranki ve Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
TSÜAB Yönetim Kurulu Üyesi Zekai İlter, Prof. Dr. Ahmet Maranki ve İbrahim Adnan Saraçoğlu'nun basın yayın organları aracılığıyla kamuoyunu yanlış bilgilendirdiklerini öne sürdü. Maranki ve Saraçoğlu'nun açıklamalarında tohumculuk meslek grubunu kötülediklerini, aynı zamanda da halkın sağlığıyla oynadıklarını iddia eden İlter, birliğin Ahmet Maranki ve İbrahim Adnan Saraçoğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
İlter, söz konusu kişilerin yaptıkları televizyon programları, internet siteleri ve beyanat verdikleri gazetelerde, ''Hibrit tohumları kullanmayınız'', ''Doğum oranlarının son yıllarda azalması ve kısırlık probleminde hibrit tohumların etkisi mutlaka araştırılmalıdır'' şeklinde açıklamaları bulunduğunu anımsattı.
İddiaların ''gerçek dışı'' olduğunu savunan İlter, bu tür açıklamalarla çiftçilerin emeklerinin ''heba olduğunu'' söyledi. İlter, şöyle devam etti:
''Yönetim kurulumuzun aldığı kararla, Ahmet Maranki ve İbrahim Saraçoğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk. Bundan sonra televizyoncular, yayıncılar bilgiye ve belgeye dayanmayan beyanlar konusunda daha dikkatli olurlar. Bu insanlar tarım konularında bilgi sahibi olmadıkları gibi, gerçek olmayan beyanlarda bulunarak hem üreticimizi, hem tohum ıslah firmalarımızı zan altında bırakmaktadırlar. Bundan da tüketicilerimiz olumsuz etkilenmekte ve en çok kanser önleyici maddeler olan likopen ve karoten ihtiva eden sebzeler maalesef çocuklarımıza yedirilmemektedir. Üstelik bu insanlar bu iddialarını 'Sera sebzeleri kanserojendir' diyerek sürdürmektedirler. Tam tersine en büyük kanser önleyici maddeler likopen ve karoten sebzelerde mevcuttur. Genç çocuklarımıza, genç nesillerimize sebze yedirmeyerek onlara en büyük kötülüğü bu tür beyanlar yapmaktadır.''
Hibrit tohumlarla GDO'lu tohumlar arasında benzerlik kurulmaya çalışıldığını öne süren İlter, bu benzerliklerin, adı geçen kişilerce ortaya atıldığını ileri sürdü. Hibrit tohumun, doğada var olan doğal döllenme şeklinin, ar-ge çalışmalarıyla geliştirilmesiyle ortaya çıkarıldığını aktaran İlter, ''Hibrit, doğada var olan güzelliklerin insanlığın faydasına sunulmasıdır'' diye konuştu.
Zekai İlter, suç duyurusunda Maranki ve Saraçoğlu'nun ''Haksız rekabet'', ''Zincirleme suç'' ve ''Nitelikli dolandırıcılık'' suçlarını işlediklerini iddia ettiklerini, sözkonusu kişilerin hapis ve para cezasına çarptırılmalarını talep ettiklerini bildirdi
Saglik ve dini konularda ne idigu belirsiz konferanslar verenlerin bir an once engellenmesi gerekir. Kibris adasinin hangi denizimizde oldugunu dahi bilmekten aciz halkimizin bu sarlatanlara cok kolay aldanacagini dusunuyorum.
"Prof. Dr." unvanini her onune gelenin almasi bana Osmanli'nin son donemlerinde "besik ulemasi" unvaninin dagitilmasini hatirlatiyor. En aciklisi da, ulkemizi dogrudan ilgilendiren bir toprak parcasinin nerede oldugunu bilmekten aciz insanlari hos gorenlerin var olmasi. Bunlar hala dunyanin sari okuzun boynuzlarinin uzerinde durdugunu ve okuz basini oynatinca deprem oldugunu soylerlerse sasmamak gerekecek.
Vala Nasıl desem ne yazsam bilmiyorum nasıl denenmiş nerde denenmiş şu otu şununla karıştır şurana sür şöle içersen şuna böyle yersen şu hastalığına iyi gelir diyorlar nezaman nerde denemişler bilmiyorum inanın televizyon seyretmekten ikrah ediyorum şu doğal ilaç reklamlarından bıktım Bari ölümede bir ilaç bulsalarda ölmesek yahu ciddi ciddi bu reklamlarla adamlar köşeyi dönüyor ezzaneler artık aktarlık yapmaları lazım çünki aç kalırlar bu gidişle Hadi hayırlısı.
SAYGI DEGER HOCALARIM SiZ BilDiGiNiZ YOLDA YÜRÜYORSUNUZ COK FAZLA DiL UZATANLAR OLACAK SiZE BU VATANIN GERCEKTEN iHTiYACI VAR:
kıbrıs hangi denizimizde o zaman ?ayrıca o tür insanların olması kimleri rahatsız ediyor anlamış değiliz zaten