SSCB’nin son lideri Mihail Gorbaçov hayatını kaybetti

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin son lideri, Rus siyasetçi Mihail Gorbaçov 92 yaşında hayatını kaybetti.

SSCB’nin son lideri Mihail Gorbaçov hayatını kaybetti

MOSKOVA- Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) son lideri Mihail Gorbaçov 92 yaşında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Moskova’da bulunan Merkez Hastanesi’nde tedavi gören Gorbaçov’un saat 22.28’de öldüğü açıklandı. Açıklamada, “Gorbaçov bu akşam, uzun süren hastalığının sonucu hayatını kaybetti” denildi.
Geçtiğimiz Haziran ayında Gorbaçov Vakfı Sözcüsü Vladimir Polyakov, Gorbaçov’un böbrek rahatsızlığı yaşadığını ve hemodiyaliz de olmak üzere tedavi uygulandığını duyurmuştu.

MİHAİL GORBAÇOV KİMDİR?

2 Mart 1931’de Kuzey Kafkasya’nın Stavropol bölgesinde Privolnoye köyünde doğdu. İlk öğrenimini köyünde yaptı. 1952 senesinde Sovyetler Birliği Komünist Partisi’ne (SBKP) girdi. 1955’te Moskova Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Stavropol, Genç Komünistler Birliğinde görev aldı. 1970’te Stavropol teşkilatı birinci sekreteri oldu. 1971’de SBKP Merkez Komitesi üyeliğine seçildi. 1978’de tarım sorumlusu olarak sekretaryaya girdi. 1979’da politbüro yedek üyesi, 1980’de de asil üyesi seçildi. Çernenko’nun 1985’te ölümü üzerine SBKP Genel Sekreteri oldu. Glasnost (açıklık) ve perestroika (yeniden yapılanma) politikalarıyla dünyada büyük yankılar uyandırdı. Ekim 1988’de devlet başkanlığı görevini de üstlendi.

Mihail Gorbaçov, ülke ekonomisinde gözle görülür bir ilerleme sağlayamadığı için SBKP’nin reformcu üyeleri tarafından eleştirilmeye başlandı. Ancak çeşitli ülkelere yaptığı gezilerle dıştaki itibarını artırdı. Çin’e giderek bu ülkeyi 30 yıl sonra ziyaret eden ilk Sovyet lideri oldu. Ayrıca Batı Almanya, Birleşik Krallık ve Finlandiya’yı da ziyaret etti.

Gorbaçov iktidara gelince aşırı alkol tüketimine ve yolsuzluklara karşı kampanya açtı. Halk ve Sovyet yöneticileri ile ilişkileri daha sıklaştırdı. Yönetici kadroyu gençleştirdi. Dış siyasette Batı ile daha yakın ilişkiler kurdu. ABD Başkanı Reagan ile Cenevre’de zirve toplantısı yaptı. Silahsızlanma, bilim, kültür ve eğitim alanlarında bilgi alış verişi için anlaştı (1985).

Ronald Reagan ve Mihail Gorbaçov, 1986 Reykjavik zirvesinde.1986’da Reykjavik’te, yeniden yapılan zirve görüşmesinde, silahların denetimi görüşüldü. Fakat ABD Başkanı Reagan, Yıldız Savaşları projesinden taviz vermediği için silahsızlanma görüşmesinden bir netice alınamadı.

1987’de iktisadi reformlardan ve dış siyasette izlenecek politikalardan bahsetti. Glasnost ve perestroika adı verilen reformlar Yüksek Sovyet meclisinde oy birliğiyle kabul edildi. Temmuz 1987’de Avrupa ve Asya’da yerleştirilmiş olan orta ve kısa menzilli füzelerin imha edilmesini kabul etti. 1987’de yayımladığı kitabında reformları geniş kapsamlı olarak açıkladı. Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nin 70. yıl dönümündeki konuşmasında, Josef Stalin ve Lev Troçki’yi eleştirdi. 8 Aralık 1987 tarihinde ABD Başkanı Reagan ile orta menzilli füzelerin imhası anlaşmasını imzaladı.

En önemli meseleleri SSCB’ye bağlı Cumhuriyetlerdeki milliyetçi hareketler ve bağımsızlıklarını ilan etmeleri ile maden işçilerinin grevleri oldu. Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve Türkistan’da silahlı çatışmalar oldu. Doğu ve Batı Almanya birleşmesini kabul ederek ses çıkarmadı.

SSCB’NİN DAĞILMA SÜRECİ

ABD Başkanı George H. W. Bush ile 2-3 Aralık’ta Malta açıklarındaki bir savaş gemisinde görüştü. 9 Eylül 1990’da Helsinki’de Bush ile tekrar görüştü ve Amerika Birleşik Devletleri’nden ekonomik yardım istedi. Aralık 1990’da Nobel Barış Ödülü’nü kazandı.

1990 yılının sonlarında Sovyetler Birliği’nin tüm Cumhuriyetlerine ‘Yenilenmiş Birlik Federasyonu’ için referandum çağrısında bulundu. Sovyet liderinin bu çağrısına, 9 Cumhuriyet olumlu yanıt verdi. 17 Mart 1991 tarihinde Rusya SFSC, Belarus SSC, Ukrayna SSC, Kazakistan SSC, Kırgızistan SSC, Tacikistan SSC, Türkmenistan SSC, Özbekistan SSC ve Azerbaycan SSC’nde, Sovyetler Birliği’nin korunması konusunda referandum (Sovyetler Birliği Referandumu 1991) düzenlendi. %80 katılımın olduğu referandumda, halkın % 77’si Sovyetler Birliği’nin korunması yönünde oy kullandı. Diğer altı Cumhuriyette ise Merkezi Hükümetler oylamayı reddetmesine rağmen, yerel Sovyet konseyleri seçim sandıkları kurdu ve bu ülkelerde de birlik lehine sonuç çıktı.

Sosyalist rejimi isteyenler ile kapitalist rejimi isteyenler arasında zor günler geçirmekteydi. 19 Ağustos 1991 tarihinde Birliğin dağılmasına karşı KGB ve ordunun desteğini alan en yakın arkadaşı olan Gennadi Yanayev ve 8 arkadaşından meydana gelen İhtilal Komitesi, Gorbaçov’a karşı darbe yaptı. Yapılan darbe başarısızlıkla sonuçlandı. Darbecilerin bazıları yurt dışına kaçtı. Darbe girişimi Mart 1991’de yapılan referanduma göre, 20 Ağustos’ta yapılması planlanan Yenilenmiş Birlik Anlaşmasının iptal edilmesine sebep oldu.

22 Ağustos 1991 tarihinde Gorbaçov, Devlet Başkanlığını tekrar eline geçirdi. Daha önce kendisine karşı en büyük rakip olarak bilinen Rusya’ya seçilen Yeltsin ise, darbede Gorbaçov’u en çok destekleyenlerden olarak darbenin kısa sürede bastırılmasına yardımcı oldu. Ancak bu durum Yeltsin’in güçlenmesine, Gorbaçov’un gücünü kaybetmesine yol açtı. Bu durum 1991 yılı sonuna doğru hız kazandı. Sovyetlerden ayrılan 11 devlet, 8 Aralık’ta bir araya gelerek Bağımsız Devletler Topluluğu’nu (BDT) oluşturdu. Bu durum Gorbaçov’u tamamen yetkisiz bıraktı. Bunun üzerine 25 Aralık 1991 tarihinde televizyona çıkarak; Görevimi kaygı içinde ama umutla bırakıyorum. Herkese iyi şanslar diliyorum. diyerek görevinden istifa etti. Bundan sonra emekliye ayrılarak çeşitli basın yayın organlarında yorumculukla meşgul oldu.

Sosyal-Demokrat Parti’yi kurarak birkaç kez parlamento seçimleri ile devlet başkanlığı seçimlerine katıldıysa da başarılı olamadı.