Dinler ve Diller Diyarı Midyatta yüzlerce yıldır birlikte yaşayan Türkler, Kürtler, Süryaniler, Araplar ve sahip oldukları dinler itibari ile Müslümanlar, Yezidiler, Hristiyanlar öyle bir kardeşlik duygusu ile birbirlerine bağlı ki bunları yan yana gördüğümüzde yüzyıldır dünyadaki savaş rüzgarlarını, insan kıyımlarından, kin ve düşmanlıklardan eser bile göremeyiz.
Bu halklar arasında farklı bir kimliğe sahip olan Süryaniler, inançlarından ve sahip oldukları kültürel yapıdan dolayı da nitekim diğerlerinden farklı bir pozisyona sahiptirler. Süryanilerin toplumsal ilişkileri ve hoşgörüleri o kadar güzel ki, onlar yalnızca kendi aralarında değil, aynı mahallede farklı bir ırka sahip Müslüman bir komşu ile de iyi komşuluk ilişkilerinde bulunuyorlar. Karşılıklı saygının eksik olmadığı ilişkilerde, dargınlıklar kesinlikle olmuyor. Özellikle günümüzde, apartman kültürünün sosyal ilişkilere vurduğu darbeden en yakın akrabalar dahi etkilenirken, farklı kimliklere sahip olan insanlardan oluşan Midyatta insanlar arasındaki diyalog ve ilişkiler günden güne artmakta, karşılıklı ziyaretleşmeler, bayramlaşmalar, taziyelere gitmeler için ırk, dil, din, kültür farklı gözetmeksizin herkes tarafından yapılıyor.
İmrenilecek bir kültürel yapıya sahip olan bir Midyatta, 1960lı yıllardan sonra ekonomik koşulların elverişsizliğinden dolayı Süryanilerden batıya doğru bir göç furyası başladı ve bu göç olgusu 1980li yıllara kadar ara ara devam etti ve bu tarihten sonra bir duraklama dönemine girdi taki 1986ya kadar. Bu tarihten sonra Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşanan terör olaylarından şüphesiz Süryanilerde büyük darbe aldı. Bazıları faili meçhul cinayete kurban gitti ve üzerlerinde oluşan baskıdan dolayı Süryaniler tekrardan İstanbula ve Avrupaya göç etmeye başladılar.
1998den sonra da terör olaylarının azalmasını müteakip Avrupaya yıllar önce yerleşen ve Türkiye, Midyat aşkı ile yanıp tutuşan Süryaniler kafile kafile yaşadıkları toprakları ziyaret etmeye, burada yaşayan akraba, tanıdık ve dostlarını görmeye geldiler.
Midyatta kaldıkları süre içerisinde kalacak yer problemi yaşamamak için bazıları eski evlerini tamir ettirdi, bazıları da yeni evler inşa etmeye başladı. Ama bunlardan en önemlisi ve dikkat çekeni hiç şüphesiz yaşadıkları köylerde Avrupa standartlarında yaşamak için gerekli olan her türlü ayrıntıyı hesaba katarak evler, köyler inşa etmeye başlamaları oldu. Bu durum hem kendileri hem de Midyat için bir değişim ve güzel gelişme.
Yeni yapılan bu evlere tekrardan geriye dönük göç ile Süryaniler geri mi dönecek yoksa üç aylık yaz döneminde bir tatil yapma gayesi ile mi gelinecek orası tam olarak belli değil. Ama şu kesin ki Avrupada doğmuş ya da orada büyümüş genç nesil, Midyattaki yaşama uyum konusunda büyük bir problem yaşacağı unutulmamalıdır. Ama gençliğini Midyatta geçiren insanlar için Midyat ve Turabdin bölgesi bulunmaz hint kumaşı, huzur ve mutluluğun yuvası adeta.
Geri dönüş göçü ile birlikte Midyat da eski güzel günlerine kavuştu. Özellikle son yıllarda Süryaniler arasında kaynaştırmayı artırma amaçlı olarak çalışmalar yapıldı, Avrupa Birliğine uyum çerçevesinde yapılan kanun değişiklikleri ile de Süryaniler çeşitli dernekler kurdular ve festivaller düzenlediler.
Temennimiz eskiden olduğu gibi tekrardan Süryanilerin Midyata yerleşmeleri, kardeşçe, güzellikleri, mutlulukları ve üzüntüleri buradaki halkla birlikte yaşamaları, Avrupadaki yaşam standartlarının Midyata uyumunda çaba göstermeleri, yaptıkları kültürel çalışma ve etkinliklere dil, din, ırk farkı gözetmeksizin herkesi davet etmeleridir.
M. Halis İş-M. Şirin İş
Yayın Tarihi :
18 Haziran 2005 Cumartesi 12:35:17
Güncelleme :18 Haziran 2005 Cumartesi 12:36:11